Tevekül - SENEM İN GÜL BAHÇESİ - Blogcu
ALLAH ın SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN

SENEM İN GÜL BAHÇESİ

7/3/2007 - Tevekül

                                                                       TEVEKKÜL

 

   

Tevekkül; Âcizlik gösterme, başkasına güvenip dayanma, Allah'a güvenme, O'nun hükmünün mutlaka meydana geleceğine kesin olarak inanma ve alınması gereken tedbirleri alma anlamında Kur'anî bir terimdir.

"Müvekkil" vekil edinen, "tevkîl" ise vekil kılma, vekil edinme demektir. Aynı kökten olan "ittikâl" biraz da tembellik içeren ve boşa gidebilecek bir güvenme ve dayanmayı anlatır. Tevekkülde, kelimenin Arap dilindeki kalıbı gereği bir zorlama vardır. Bu da herhangi bir konuda aklî ve bedenî gücü, yani metot ve eylem fonksiyonunu kullanmayı, dayanılıp îtimat edilecek yere dayanmayı ifade eder.

Tevekkülün ıstılâhî/terim anlamı ise: "Kişinin, şartlarını yerine getirerek, işlerini Allah Teâlâ'ya bırakması, bir işe başlarken sebeplere yapıştıktan sonra O'na güvenmesi; kalbin, her işte Allah'a îtimat etmesi, güvenmesidir." Tevekkül, dine veya dünyaya ait herhangi bir hususta, alınacak bütün tedbirler alındıktan, konu ile ilgili tüm girişimler yapıldıktan sonra, o işin neticesinin Allah'a bırakılmasıdır. Tevekkül, insanın kendine yüklenen bütün görevleri yaptıktan sonra işin sonucunu Allah`a bırakması, O`nun yaratacağı neticeyi güven ve rızâ ile karşılayıp, insanlardan bir beklenti içerisinde olmaması; kısaca Allah`a güvenip, âkıbetinden endişe etmemesidir. Tevekkül, kalbin Allah`a tam îtimat ve güveni, hatta başka güç kaynakları düşünmekten rahatsızlık duyması mânâsına gelir. Bu ölçüde bir güven ve îtimat olmazsa, tevekkülden söz edilemez; kalp kapıları Allah`tan başkasına açık kaldığı sürece de hakîkî tevekküle ulaşılmaz.

Tariften de anlaşıldığı gibi tevekkül; müslümanın, yapacağı işlerde tüm zâhirî sebeplere sarılması, alınması gereken tedbirleri alması, çalışıp çabalaması, ama gönlünü bunlara bağlamayıp sadece Allah'a dayanmasıdır. Tevekkül, hiç bir zaman, çalışmayı ve sebebe sarılmayı terkedip, "Allah'ın dediği olur" diyerek kenara çekilmek değildir. Nitekim Hz. Peygamber, devesini salıvererek Allah'a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye "Onu bağla da öyle tevekkül et." (Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme 60) buyurmuştur.

İslâm inancına göre; yaratıkların bütün fiilleri, halleri ve sözleri Yüce Allah'ın kazâ ve takdîri ile meydana gelir. Onun için İslâm alınması gereken tedbirleri aldıktan sonra, insanlara ve aracılara değil, sadece Allah'a dayanma anlamındaki bir tevekkülü emreder. Bir âyette Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Müslümanlar sadece Allah'a dayanıp güvensinler." (3/Âl-i İmrân, 122) Hz. Peygamber de şu sözleri ile müslümanlara tevekkülü tavsiye etmektedir: "Eğer siz Allah 'a hakkıyla tevekkül ederseniz, o sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır." (İbn Mâce, Zühd 14)

Hz. Ömer (r.a.), Medine'de boşta gezen bir gruba: "Siz necisiniz?" diye sordu. Onlar da: "Biz mütevekkilleriz" dediler. Bunun üzerine büyük halife: "Hayır, siz mütevekkil değil, müteekkil (yiyici)lersiniz. Siz yalancısınız, tohumunu yere atıp (toprağa ekip) sonra tevekkül edene mütevekkil denir" dedi.

Bu olay tevekkülden ne anlaşılması gerektiğini çok güzel ifade etmektedir. Gerçek tevekkül güzel bir davranış, ahlâkî bir fazilettir. Cenâb-ı Hak, müslümanlara tevekkülü emretmiş ve mütevekkil olanları sevdiğini haber vermiştir: "Bir de, daima diri olup, hiçbir zaman ölmeyen Allah'a tevekkül et." (25/Furkan, 58) "Kim Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter." (65/Talâk, 31) "Mü'minler, ancak o kimselerdir ki Allah anılınca kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda o ayetler onların imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler." (8/Enfâl, 2)

Tevekkül, müslümanların kadere olan inançlarının bir sonucudur. Tevekkül eden kimse, Allah'a kayıtsız şartsız teslim olmuş, kaderine râzı kimsedir. Fakat, nasıl kadere inanmak tembel tembel oturmayı, herşeyden el etek çekmeyi gerektirmiyorsa, tevekkül de tembellik ve miskinliği gerektirmez. Gerçek mütevekkil, çalışmadan kazanılamayacağını, ekmeden biçileme-yeceğini, amelsiz Cennet'e girilemeyeceğini, ihlâsla ibâdet ve tâatte bulunmadan Allah'ın rızâsına kavuşulamayacağını bilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
......YEMİNE GEREK GÖRMEYECEK KADAR SÖZLERİNE SADIK OL
Anne-Baba
Geceyi Dosta Tahsis Etmek
Anne Baba ve Namaz
Yorumlar Buraya Lütfen
Cennet'in Güzellikleri
Cennet'in Anahtarı
Cennet de Nasıl Ağaç Dikilir?
Kaza ve Kader
Tevekül
İbadet Nedir
ALLAH nasıl misafir edilir?
Kabirde konuşan genç
Dirilen Ölü
Hadislerde Fatiha
Osman Gazin-in Oğlu Orhan Gaziye Vasiyeti
İbadet Çeşitleri
Cennet İkramı
Cennet Ve Cehennem
Bunları Biliyor Musunuz?
Yedi tavsiye
Salih müslüman olmak için
Tevazu her iyiliğin anahtarıdır
Tesettür Emrinin Neresindeyiz?
Allâh Rasûlü'nün Îkazları
Tesettürde Dikkat Edilecek Hususlar

TÜM YAZILARIM

40 Hadis
Dua ve Zikir
Peygamberlerin Hayatı
Kuran-ı Kerim Oku Dinle
Alim çocuk
Yeşil Kubbe
En Sevgili

at63
haticane
medreseizehra
uzlet
rumeysa1980
zerirem
silairahim
dilefkar
sonsuzlukkervani
minare
djazemimm87
feyzanur2000
Hasan Beyan
huzundamlalari
aysecim
hayatikorkut
93busra
urungu41
nurbozkurt
hisari
fatih03
koookle
nasibim
islamiyetnurlari
sevgipinari01
saclariniz
mehmet orhan durdu
Seni Seviyoruz Ya Rasulallah


Cennet Kuşları_1

Cennet Kuşları_2

SecdeGulleri.NeT NurluYuz Minare Toplist http://www.tavaf.com/toplist/ Dini Toplist,Dini siteler,siteler,site ekle,pr arts�n,sehadet toplist,sehadet cicegi toplist, ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi
- M.M.S